Kategori arşivi: Ceza Hukuku

Kuru Sıkı Tabanca Taşımak Yasal Mı?

Kuru Sıkı Tabanca Taşımak Yasal Mı?

Kuru Sıkı Tabanca Taşımak Yasal Mı? – İzmir Avukat

Kuru Sıkı Silah Nedir?

5729 Sayılı Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Kanun ile kuru sıkı silahlar; ses ve gaz fişeği atabilen silahlar olarak ifade edilmiştir.

Kuru Sıkı Tabanca Taşımak Yasal Mı?

İlgili kanun kapsamında söz konusu silahların taşınması, asten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olanlara veya onsekiz yaşından küçüklere satışı ve yönetmeliğe aykırı olarak satışı yasaklanmıştır. Ayrıca 5729 sayılı kanun ile kuru sıkı silahların, ancak her an kullanıma elverişli olmayacak ve kolay ulaşılmayacak şekilde, boş olarak kutu içerisinde nakledilebilieceği düzenlenmiştir.

5729 Sayılı Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Kanun Madde 3 – (1) Bu Kanun kapsamına giren silahların;
a) Taşınması,
b) Ateşli silahlarla işlenen veya 6136 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı hükümlü bulunanlar ile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olanlara veya onsekiz yaşından küçüklere satılması,
c) Yönetmelikte belirlenmiş esas ve usullere aykırı olarak imal edilmiş olanlarının satılması, yasaktır.

Kuru Sıkı Silah Taşımanın Cezası Nedir?

Yukarıda belirtili yasaklara aykırı davranışta bulunanlara beşyüz Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu silahların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

Kuru Sıkı Silahı Modifiye Etmenin Cezası Nedir?

6136 Sayılı Ateşli Silahlar, Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanun ile kuru sıkı tabancalarda değişiklik yapılarak öldürmeye elverişli hale getirilmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunacağı düzenlenmiştir.

Madde 13- Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur… Kuru sıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen tabancayı, teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştüren kişi, bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre cezalandırılır.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Karşıyaka Tower No:12 Kat:9 Daire:59 Karşıyaka/İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 553 463 7079

Bıçak Taşımak Yasak Mı?

Bıçak Taşımak Yasak Mı?

Bıçak Taşımak Yasak Mı? – İzmir Avukat

Yasal mevzuatımızda 6136 Sayılı Ateşli Silahlar, Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanun ile savunma amaçlı kullanılan aletlerin ülkeye girişi, imalatı, satılması, satın alınması ve taşınması gibi durumlar düzenlenmiştir.

Bıçak Taşımak Yasak Mı?

Ateşli Silahlar, Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanun ile kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala,kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletlerin yapımı, madde 5 ile ise bu aletlerin satış, taşınması ve bulundurulması yasaklanmıştır.

6136 Sayılı Kanun Madde 4 – Ülke içinde kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala,kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletlerin yapımı yasaktır. Bunlardan bir sanat veya mesleğin icrası için kullanılması zorunlu bulunanların yapımına İçişleri Bakanlığınca yapılacak bir yönetmelikte belirlenen kurallara göre izin verilir.

Madde 5 – Yurda sokulması ve yapımı yasaklanan ve 4 ncü maddenin 1 nci fıkrası kapsamına giren bıçak ve aletlerin satılması, satınalınması, taşınması ve bulundurulması yasaktır. Bir sanat veya mesleğin icrası için kullanılmasına 4 ncü maddeye göre izin verilen bıçaklar bu yasağın dışındadırlar.

İstisnalar

Ateşli Silahlar, Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanunu ile bu yasağa bir takım istisnalar getirilmiş olup; yalnızca sporda kullanılan yivli ateşsiz silahlar ve mermileri ile yivsiz tüfekler ve mermilerinin, ev gereçlerinden olan veya tababet, sanayi, tarım, spor için kullanılan aletlerle bir meslek veya sanatın icrası için gerekli bıçak, şiş, raspa ve benzerlerinin kullanılması serbest bırakılmıştır.

Ayrıca yukarıda belirtili bıçak ve aletlerden bir sanat veya mesleğin icrası için kullanılması zorunlu bulunanların yapımına İçişleri Bakanlığınca yapılacak bir yönetmelikte belirlenen kurallara göre izin verileceği de düzenlenmiştir.

Taşınması Yasak Olan Silahların Ülkeye Sokulması Halinde Cezası Nedir?

Her kim, bu Kanun hükümlerine aykırı olarak yukarıda sayılan bıçak veya başkaca aletler yahut benzerlerini ülkeye sokar, sokmaya kalkışır veya bunların ülkeye sokulmasına aracılık eder veya bunları ülkede yapar veya bir yerden diğer bir yere taşır veya yollar veya taşımaya aracılık ederse iki yıldan beş yıla kadar hapis ve ikiyüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

Nitelikli Haller

  • Suç konusu bıçak ve aletlerin niteliği veya sayı olarak azlığı halinde verilecek ceza yarısına kadar indirilir.
  • Yasak olan bıçakların ülkeye sokulması için teşekkül kuranlar ile yönetenler veya teşekküle mensup olanlar tarafından bu suç işlenirse failler hakkında beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
  • Teşekkül kurmadan suçun ki veya daha çok kişinin birlikte işlenmesi halinde, verilecek cezalar bir kat artırılır.
  • Yasak olduğu belirtilen bıçak ve başkaca aletlerin veya benzerlerinin miktar bakımından vahim olması halinde hükmolunacak cezalar yarı oranında artırılır.

Taşınması Yasak Olan Silahların Satılması, Bulundurulması ve Taşınması Halinde Cezası Nedir?

Yıkarıda saymış olduğumuz bıçak veya diğer aletleri veya benzerlerini satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.

Nitelikli Haller

  • Belirtili bıçak veya diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde hükmolunacak cezalar yarıdan bir katına kadar artırılır.
  • Yapımına izin verilen bıçakları veya diğer aletleri veya benzerlerini kullanma amacı dışında satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında birinci fıkradaki; o bıçak veya diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı ve nitelik bakımından vahim olması halinde de ikinci fıkradaki cezalar hükmolunur.
  • Yivli ve yivsiz silahlarla bıçak ve diğer aletleri, hal ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıyanlar, üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Karşıyaka Tower No:12 Kat:9 Daire:59 Karşıyaka/İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 553 463 7079

Israrlı Takip Suçu

Israrlı Takip Suçu – İzmir Avukat

27 Mayıs 2022 tarihinde yayınlanan değişiklik ile Türk Ceza Kanunu’nda Madde 123/A kapsamında mevzuatımıza giren Israrlı Takip Suçu birçok soru işaretini beraberinde getiriyor. Sizler için söz konusu suç tipini kısaca inceledik.

Israrlı Takip Suçu Nedir?

Kanun maddesi ısrarlı takip suçunun oluşması için; ısrarlı bir şekilde, fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olunmasının gerektiğini ifade ediyor.

Israrlı Takip Suçunun Cezası Nedir?

Türk Ceza Kanunu ile ısrarlı takip suçunun oluşması durumunda altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verileceği düzenlenmiştir. Fakat, suçun işlenmesi kapsamında belirli unsurların gerçekleşmesi durumunda verilecek cezanın arttırılacağı haller de ayrıca düzenlenmiştir.

Israrlı takip suçunun;

a) Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi,           
b) Mağdurun okulunu, işyerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması,
c) Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi,          
halinde yukarıda belirtmiş olduğumu cezalar arttırılarak bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Şikâyete Bağlı Olma

İlgili düzenleme ile ısrarlı takip suçu, şikâyete bağlı bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. Bu sebep ile ısrarlı takip suçunun mağduru kimseler tarafından bu durumun 6 (altı) aylık bir süre içerisinde bulundukları yer Cumhuriyet Savcılığı’na bildirilerek, şikâyette bulunulması gerekiyor.

27 Mayıs 2022 Tarihli Değişiklik Başka Neleri Beraberinde Getiriyor?

7406 Sayılı Türk Ceza Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ısrarlı takip suçunun yanı sıra, özellikle kamuoyunda sıklıkla günden olan bir takım hususlarda da değişikliğe gidildiği görülüyor.

  • Sağlık çalışanlarına ve kadınlara yönelik işlenen kasten yaralama suçları katalog suçlar kapsamına alındı,
  • Sanıkların duruşmadaki hal ve tavırları artık iyi hal indirimi uygulanması için bir sebep değil,
  • Kasten yaralama, kasten öldürme, işkence, eziyet & tehdit suçlarında verilecek cezalar, suçun kadına karşı işlenmesi durumunda arttırıldı.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Karşıyaka Tower No:12 Kat:9 Daire:59 Karşıyaka/İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 553 463 7079

Darp Raporu Nedir? Nasıl Alınır?

Darp Raporu Nedir? Nasıl Alınır?

Darp Raporu Nedir? İzmir Avukat

Darp Nedir?

Darp vurma, çarpma, dövme şeklinde anlamlara gelmektedir. Ceza hukukunda ise birinin vücut dokunulmazlığına karşı gerçekleştirilen darp eylemi, ceza hukukunda kasten yaralama olarak tanımlanmıştır. Türk Ceza Kanunu m. 86 hükmü, kasten yaralama suçunu düzenlemiştir. Bu maddenin birinci fıkra hükmüne göre, kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır denilmektedir.

İkinci fıkra hükmüne göre ise, kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

Maddenin üçüncü fıkra hükmü uyarınca, kasten yaralama suçunun; üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle veya silahla işlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek cezanın yarı oranında artırılacağına hükmedilmiştir. Basit yaralama şikayete tabi bir suç iken, nitelikli yaralama şikayete tabi bir suç değildir.

Darp Raporu Nedir?

Vücutta gerçekleşen yaralamanın türünü ve derecesini gösteren, yargılama esnasında delil niteliği olan, hastaneden alınan rapora darp raporu denir. Darp raporu sayesinde gerçekleşen darbın izleri tespit edilmeye çalışılır. Darp izleri varsa bu yaralanmanın niteliği belirlenir. Darp fiilinin kişide bıraktığı etki de raporda yer alır, ayrıntılı açıklama yapılır.

Darp Raporu Nasıl Alınır?

Darba uğrayan kişi ilk olarak en yakın merkezde bulunan kolluk kuvvetlerine gitmesi gerekmektedir. Bu gittiği merkezde darp edildiğini açıkça belirterek polis, jandarma vs. eşliğinde en yakın hastaneye sevki gerçekleşir. Hastanede kişi rapor için muayeneye tabi tutulur.  Polis ya da jandarma karakoluna başvurmadan direkt herhangi bir özel hastane veya devlet hastanesine başvuru yapmak da darp raporu alınması için yeterli olarak görülebilir. Mağdur olduğunu iddia eden kişi, darp edildiğini muayeneyi yapacak olan hekime ancak yaşadığı durumu belirtmesi gerekir. Belirtmesinden sonra ise hekim hastanede görevli olan polise durumu iletir.

Darp ile karşı karşıya kaldıysanız polise gitmeden de hastanelerin acil bölümüne başvurabilirsiniz. Böylece sizi muayene eden doktora yaşadıklarınızı anlatarak darp raporu alabilir ve hastane polisine sizi darp eden kişi ile ilgili şikayetinizi iletebilirsiniz. Burada önce hastaneye gitmek veya polise başvurmak konusunda tereddüt etmeye gerek yoktur.  Önemli olan bir an önce size en yakın olan iki seçenekten birine başvurmaktır.

Darp Raporu Kaç Gün İçinde Alınmalıdır?

Darp raporu almak için belirli bir süreden bahsedilmez. Ancak yeni oluşmuş darp ile arasından zaman geçmiş bulunan darbın etkilerini görebilmek aynı şekilde meydana gelmez. Hem de bu sebepten ötürü kanıtlanma aşamasında da zorluklar yaşanabilir. İspatının zorlaşmaması ve haklılığınızı tam olarak gösterebilmek için tavsiye edilen aradan fazla vakit geçmeden darp raporunu alınmasıdır. Zira kasten yaralama, kasten yaralamaya bağlı tazminat davası gibi bazı durumlarda alınan darp raporunun süresi zamanaşımı gibi süreç içerisine girebilir. Bu süreç içerisine girilirse de raporun etkisinden bahsedebilmek mümkün olmaz. Bu sebeple olabildiğince hızlı davranılması gerekir. Darp raporunuzu aldıktan sonra karşı tarafa dava açma talebiniz bulunursa eğer vakit kaybetmeden hızlıca bir avukata danışmanız fayda sağlayacaktır.

Darp Raporunun Delil Niteliği

CMK 217/2 kapsamında, bir suçun kanuna uygun olarak elde edilmiş her türlü delille ispat edilmesi mümkündür. (1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdan kanaatiyle serbestçe takdir edilir. (2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.

CMK 223 (2) Kapsamında beraat kararı; Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde verilir.

Darp raporu ceza yargılamasında tek başına delil olarak kullanılmaz. Mahkemeye verilen ifadelerin tutarlılığının da incelenerek, olayın oluşu hakkında bilgilerin ışığında hüküm kurulur. Sadece darp raporu değil yanında avukat desteğini de almasıyla davada kazanma süreci netleşir.

İlgili Kararlar:

‘’….Kasten yaralama suçunda ‘teşhis’ önemli bir delildir. Mağdurun soruşturma sırasındaki iddialarını doğrulayan “sağ uyluk üst dış yüzde 1 cm genişliğinde ve 2 cm derinlikte kesici alet yaralanması” olduğuna dair adli tıp raporu ile 21.09.2006 tarihli “mağdurun sanığı teşhis ettiğine ilişkin yüzyüze teşhis tutanağına” neden itibar edilmediği kararda tartışılmaksızın ve mağdur ile sanık arasında olay öncesine dayanan husumet bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın mağdurun iddiasından başkaca delil bulunmadığından bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanığın yazılı şekilde beraatine karar verilmesi…’’ (Yargıtay 2.Ceza Dairesi Genel Kurulu Esas No:2009/29586 Karar No:2010/34527 sayılı içtihadı.)

‘’ …..Kasten yaralama suçundan sanık …’ın beraatine ilişkin, Çine (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 04.06.2009 gün ve 87-383 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 26.02.2013 gün ve 2438-7601 sayı ile; …Müşteki ve tanık anlatımı, beyanları ile uyumlu doktor raporu karşısında, sanığın üzerine atılı suçla ilgili delillerin takdir ve değerlendirilmesinde hataya düşülerek mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi…” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir…’’ ( Yargıtay Ceza Genel Kurulu  Esas No: 2017/35, Karar No: 2017/210 Karar Tarihi: 04.04.2017)

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Karşıyaka Tower No:12 Kat:9 Daire:59 Karşıyaka/İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 553 463 7079

Sosyal Medyada Sahte Hesap Açmak Suç Mu?

Sahte Hesap Açmak Suç Mu

Sosyal Medyada Sahte Hesap Açmak Suç Mu? – İzmir Avukat

Sosyal medyanın günümüzde yaygın olarak kullanılması ile birlikte bireylerin mağdur olmasına neden olan bazı durumlar karşımıza çıkıyor. Bunların başında sosyal medyada sahte kişilik oluşturma, profil hesaplarının taklit edilmesi gibi suçlar geliyor. Bu noktada da kanunlar devreye giriyor. Günlük hayatımızı düzenleyen kanunlar sosyal medya üzerinden işlenen suçlara da uygulanmakta. Bu bakımdan gerçek hayatta olduğu gibi sosyal medyada da davranış ve eylemlerin kanunlara göre değerlendirileceğini söylemek mümkün. Türkiye’de internet ile ilgili mevcut en kapsamlı düzenleme 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ile yapılmıştır.

Sahte Profil Açmak Suç Mudur?

Her ne kadar sosyal medya hukuku hakkında detaylı bir kanun çıkarılmasa da sahte profil kullanmak eylemi 5561 sayılı kanun ve TCK açısından suç teşkil edecektir. Bu eylemin suç teşkil etmesi için kişinin özel bilgilerinin kullanılması gerekmektedir. Sahte profil, sahte grup, sahte e-posta oluşturmak tek başına ceza kanunumuzda özel ve yaptırımları ağır bir suç tipi olarak yer almasa da, doğurabileceği muhtemel sonuçlar açısından Ceza hukukumuz tarafından yaptırıma bağlanmıştır

Ceza kanununda “Kanunsuz Suç ve Ceza Olmaz” ilkesi dolayısıyla bu eylem profili taklit edilen kişilerin resimleri, özel bilgileri, mail adresleri gibi şahsa ait aldatıcı bilgiler girilmesi durumunda verilebilir. Yoksa sadece kişi adına açılmış bir hesap suç teşkil etmeyecektir. Suç teşkil edecek eylem; sahte hesap açılan kişinin kimlik bilgileri, adresi, resimleri, mesleki bilgileri, arkadaşlarıyla yaptıkları, doğum tarihi gibi açıklamalar yapılırsa meydana gelmiş olur. Burada mahkemenin baz aldığı kanun maddesi 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” bölümünün 135 ve 136 maddesi uyarınca cezalandırılacaktır.

Burada öncelikle suçun oluşup oluşmadığı açısından adına fake hesap açılan hesabın, gizli olup olmadığı önem arz etmektedir. Çünkü gizli olmayan hesaplardaki fotoğraflar ve paylaşımlar üçüncü kişilerin kullanımına sunulmuş olduğu için kişisel veri kapsamında değerlendirilmeyecek bu durumda bu hesaplardaki fotoğrafların başka bir hesapta kullanılması suç oluşturmayacaktır.

Fakat adına fake/sahte hesap açılan hesap bilgileri ve paylaşımları gizli ise yani belli bir kesimle paylaşılıyorsa bu durumda bu hesabın fotoğraflarının veya diğer bilgilerinin kopyalanarak sahte hesap açılması TCK 135-136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve yayma suçlarını oluşturacaktır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2013/22544E , 2014/12128K. ilamında da TCK’nın 135-ve 136. Maddeleri yönünden mahkumiyet kararı verilmiştir.

“Dosya kapsamına göre; sanık H’nin, bir süre cinsel yakınlık boyutuna varacak düzeyde arkadaşlık ilişkisi içerisinde olduğu katılan B tarafından arkadaşlıklarına son verilmesine tepki olarak, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde üyelik işlemleri yapıp, katılan adına

oluşturduğu sahte hesapta, katılanın rızası dahilinde çekilmiş resmini, profil fotoğrafı olarak kullandığı ve bu hesap üzerinden başka kişilere ait müstehcen görüntüleri yayınladığı iddia ve kabulüne konu olayda, katılanın başını ve yüzünü gösteren, günlük kıyafetleriyle poz vermiş şekilde çektirdiği resminin, özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte olmaması karşısında, katılanın resmini, isim ve soy ismiyle birlikte hukuka aykırı olarak yayınlayan sanığın TCK’nın 136. maddesinde tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan cezalandırılması…’’ şeklinde karar verilmiştir.

Bir başka örnekse, İzmir’de yaşayan ve birçok sosyal medya hesabı açıp avukat, doktor gibi özellikle itibarlı kişileri tehdit ettiği, şantaj yaptığı, hakaret edip iftira attığı öne sürülen H.G.’nin (40) Konak ilçesine bağlı Hatay semtinde bir evde olduğu belirlenip, gözaltına alındı. H.G., hakkında daha önceden aynı suçtan çok sayıda dava açıldığı ve ceza aldığı, ‘huzur ve sükunu bozmak’, ‘hakaret’, ‘tehdit’, konut dokunulmazlığını ihlal’ gibi suçlardan 50 sabıka kaydının bulunduğu bildirildi. H.G., polisteki işlemlerinin ardından, benzer suçlardan çok sayıda soruşturmasının bulunması ve hakkında geçmiş yıllarda çok sayıda mahkeme kararı bulunması nedeniyle işlediği fiili ve hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, algılamadığı yönünde değerlendirme yapılması, akıl hastası olup olmadığının belirlenmesi amacıyla tam teşekküllü bir devlet hastanesinde üç hafta gözlem altına alınmasına karar verildi.

Son olarak belirtmek gerekir ki sosyal medya suçları aracılığıyla işlenen tahdidi ve yaygın olan birden çok suç mevcuttur. İnternet ortamında bu suçları gerçekleştiren faillerin suç işlemedikleri yanılgısına düşmemesi gerekir zira çoğunlukla suçun internet üzerinden işlenmesi daha fazla ceza alınmasına sebebiyet verir. Artık hayatımızın ayrılmaz parçası haline gelmiş sosyal mecralarda kullanıcıların daha bilinçli ve dikkatli olması yerinde olacaktır.

İlginizi çekebilecek benzer çalışmalarımız;

Adres: Karşıyaka Tower No:12 Kat:9 Daire:59 Karşıyaka/İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 553 463 7079

Gözaltına Alma

Gözaltına Alma

Gözaltına Alma – İzmir Avukat

Yakalama : Kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli delil bulunan kişinin gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını ifade eder.

Gözaltına Alma: Yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla, yetkili hâkim önüne çıkarılmasına veya serbest bırakılmasına kadar kanunî süre içinde sağlığına zarar vermeyecek şekilde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasını ifade eder.

Yakalama Usulü Nasıldır?

Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, yakalama yetkisine sahiptir. Kolluk, yakalandığı sırada kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir.

Yakalanıp kolluğa teslim edilen veya görevlilerce yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri doğrultusunda işlem yapılır. Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir.

Yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre on iki saatten fazla olamaz.

Gözaltına Alma Usulü Nasıldır?

Cumhuriyet savcısının şüpheli hakkında gözaltına alma kararı verebilmesi için şu iki şartın bir arada bulunması gerekir:

1.Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına,

2.Şüphelinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır (CMK 91/2) Savcılık her iki şartın bir arada bulunmadığı hallerde gözaltına alma kararı veremez. Her iki şartın bir arada bulunmadığı hallerde savcılık şüpheliyi gözaltına almak yerine davetiye ile ifade alma veya diğer işlemlere çağırabilir. Şüpheli kendiliğinden gelmediğinde gözaltı işlemi yerine şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilebilir.

Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır. Gözaltına alınma tedbiri sadece suç şüphesi altında fiilen yakalanan kişiler için değil, haklarında yakalama kararı verilen kişiler için de uygulanabilir.

Gözaltına alma nedeninin ortadan kalkması hâlinde veya işlemlerin tamamlanması üzerine derhâl ve her hâlde en geç yukarıda belirtilen sürelerin sonunda Cumhuriyet savcısına, yapılan işlemler hakkında bilgi verilerek talimatı doğrultusunda hareket edilir. Kişi serbest bırakılmazsa yukarıda anlatıldığı şekilde işlem yapılır. Ancak kişi en geç kırk sekiz saat, toplu olarak işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır.

Gözaltı Kararına veya Gözaltı Süresinin Uzatılmasına İtiraz

Savcılığın gözaltına alma veya gözaltı süresinin uzatılması kararları kişi özgürlüğüne müdahale eden tedbirler olduğundan, bu tedbirlere maruz kalan şüpheli veya bazı yakınlarının itiraz hakkı vardır. Gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, şu kişiler itiraz edebilir:

  1. Yakalanan şüpheli kişi,
  2. Şüphelinin müdafii (avukatı),
  3. Şüphelinin kanunî temsilcisi (Örneğin, yaş küçüklüğü) nedeniyle anne/baba veya vesayet halinde vasi).
  4. Şüphelinin eşi,
  5. Şüphelinin birinci veya ikinci derecede kan hısımı (anne, baba, kardeş, nine, dede, torun) hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine itiraz edebilir. (CMK m.91/5).

Sulh ceza hâkimi gözaltına itiraz üzerine incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet 24 saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da gözaltına alınanın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir (CMK m.91/5)

Gözaltına Alınan Kişiye Hangi Hallerde Kelepçe Takılır?

Gözaltına alınarak bir yerden diğer bir yere nakledilen kişilere kelepçe takılması zorunlu değildir. Gözaltındayken adliyeye veya başka bir yere nakledilen şüphelilere şu hallerde kelepçe takılır:

  1. Kaçacaklarına ilişkin belirti olması ile
  2. Kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı hâllerinde kelepçe takılabilir. (CMK m.93).

Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında, yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz. Yakalanan veya gözaltına alınan kişi yabancı ise, durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Karşıyaka Tower No:12 Kat:9 Daire:59 Karşıyaka/İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 553 463 7079

Ceza Yargılamasında Takdiri İndirim

Ceza Yargılamasında Takdiri İndirim

Ceza Yargılamasında Takdiri İndirim – İzmir Avukat

Halk arasında iyi hal indirimi olarak da bilinen ceza yargılamasında takdiri indirim, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde yer alan cezanın belirlenmesi prosedürüne uygun bir şekilde ortaya çıkan süreli hapis cezası veya adli para cezası miktarı üzerinden 1/6 oranında yapılır. Suçun karşılığı olarak belirlenen temel cezada tüm arttırım ve indirimler yapıldıktan sonra kalan ceza miktarı üzerinden en son 1/6 oranında iyi hal indirimi (takdiri indirim) uygulanır.Ancak müebbet veya ağırlaştırılmış müebbetye iyi hal indirimi söz konusu değildir. Türk Ceza Kanunu suç ve cezaları düzenlerken hapis cezalarını her suç için ayrı ayrı alt ve üst sınır belirterek hükme bağlamıştır. Örneğin hırsızlık suçu cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Ceza hakimi, somut olayın özelliklerine göre bu aralıkta bir ceza verecektir. Bu cezaya artırıcı veya azaltıcı olarak etki eden bir takım nedenler olacak ve duruma göre cezada indirme – arttırma yapılacaktır.

Ceza Yargılamasında Takdiri İndirim Nedenleri Nelerdir?

Failin geçmişi, failin sosyal ilişkileri, verilecek cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri, falin fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları gibi hususları göz önünde bulundurabilir . Takdiri indirim uygulanmaması halinde mahkeme kararında bunun gerekçesi yazılmalıdır. Takdiri indirim uygulanmışsa, hangi takdiri indirim nedenlerinin uygulandığı da mahkeme kararının gerekçesinde gösterilmelidir. Takdiri indirim nedenleri yasada sınırlı bir şekilde sayılmamıştır. Takdiri indirim nedenlerinin kanunda yer alan nedenlere benzeyen sınırsız sayıda nedenle uygulanabileceği kabul edilmiştir. Bu sayılanlar sınırlı sayıda değildir. Yani bir kişi takdiri indirim talep ederken; bunlardan başka bir nedene de dayanabilir. Mahkeme de bunlardan başka bir nedene bağlı olarak iyi hal indirimi uygulayabilir. Ancak genel olarak uygulamada en çok görülen takdiri indirim nedenleri bunlardır.

Ceza Yargılamasında Takdiri İndirim Uygulaması Şartları Nelerdir?

1. Hakimin takdiri indirim uygulanması konusundaki takdir yetkisi sınırsız değildir, takdiri indirimin uygulanmamasına dair kararlar denetime elverişli olacak şekilde gerekçeli olarak verilmek zorundadır. ( Hakim takdir yetkisini kullanırken suçun alt ve üst sınırları dışına çıkmamalıdır.

2. Takdiri indirime ilişkin kanuni nedenler değerlendirilmeden takdiri indirimin uygulanmamasına karar verilemez. ( Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar)

3. Sanığın suçu inkar etmesi, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerekçesi olarak kabul edilemez. ( İddianamenin düzenlenmesi ile birlikte suçun varlığı veya yokluğunun tespitine girişilir. Suçun varlığı sabitse ve indirim halleri olayda mevcutsa sanığın suçu inkar etmesi tek başına indirim uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.)

4. Sanğın lehe hükümlerin uygulanması talebi takdiri indirimi de kapsar. ( Ceza yargılamasında sanık lehine olan hükümlerin uygulanması talebi bu prosdürü de kapsar.)

5. Önceden hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan ve dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında takdiri indirim uygulanmalıdır. ( Suç kaydı ve sabıkanın olmaması sanığın suçu tekrar işlemeyeceği zira bunu alışkanlık edinmediği yönünde kanaat oluşturur. Bu sebeple takdiri indirim uygulanabilir.)

6.Takdiri indirim uygulanan sanığa diğer kişiselleştirme kurumları da uygulanmalıdır. Aksi takdirde, kişiselleştirme kurumlarının neden uygulanmadığının gerekçeli bir şekilde izah edilmesi gerekir.

7. Suç teşkil eden olaydan sonra olumlu davranışlar sergileyen, pişmanlığını dile getiren sanığa iyi hal indirimi uygulanmalıdır.

Örnek vermek gerekirse: TCK 86 Kasten yaralama suçunda iyi hal indirimi uygulanabilir. Bu suçta eğer haksız tahrik söz konusu ise öncelikle haksız tahrik indirimi, ardından iyi hal indirimi yapılır. Kasten yaralamanın cezası 1 yıl ile 3 yıl arasında değişen hapis cezasıdır. Haksız tahrik indirimi 1/4 ile 3/4 oranları arasında hakimin takdiri ile belirlenir. İyi hal indirimi de 1/6 oranına kadar hakim tarafından belirlenir. Somut olayda 2 yıl ceza hükmüne 1/4 haksız tahrik indirimi uygulanırsa bu ceza 18 aya düşer. Bunun üzerinden de 1/6 oranında saygınlık indirim, uygulanırsa 15 aylık bir ceza hükmü söz konusu olur.

İyi hal indirimi, TCK madde 62 düzenlemesinde de belirtildiği üzere takdiri bir durumdur. Tamamen hakimin gözlemine göre verilir. Bu indirimin uygulanmamış olması da tek başına istinaf veya temyiz için yeterli görülmez. Ancak bir hükmün istinaf edilmesi ile birlikte buna ilişkin itiraz da dilekçeye eklenebilir. Belirtmemiz gerekir ki bu indirim her ne kadar takdiri olsa da sonuç itibariyle Türk Ceza Kanununda düzenlenmiştir. Bu şartlara uyan kişi için bu azaltımın yapılması gerekir. Yani hakimin takdir hakkı keyfi bir kullanım değildir. Bu doğrultuda iyi hal indiriminin uygulanmamış olması dolaylı olarak itiraza konu edilebilir.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Karşıyaka Tower No:12 Kat:9 Daire:59 Karşıyaka/İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 553 463 7079

Uluslararası Bülten

Uluslararası Bülten

Uluslararası Bülten – İzmir Avukat

Uluslararası Bülten veya yaygın olaral bilinen ismi ile INTERPOL Bülteni, INTERPOL üyeleri ile bilgi paylaşımı yapılmak için çıkartılan bir bültendir.

  • Kırmızı Bülten – Tutuklama emri veya mahkeme kararına dayanarak iade amacıyla aranan bir kişinin geçici olarak tutuklanmasını istemek için düzenlenir.
    Dış İlişkinler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü tarafından yapıaln tanımlamaya göre “Kırmızı Bülten”, bir ülkenin adli makamlarınca aranan hükümlü, şüpheli veya sanıkların ilgili ülkeye geri verilmesi amacıyla görüldüğü yerde yakalanması için İnterpol Genel Sekreterliği’nce çıkartılan, aranan şahısların açık kimliği ve isnat edilen suça ilişkin adli bilgiler, ilgililerin bulunduğu yer tespit edildiğinde alınması gereken tedbirler ile mevcutsa fotoğraf ve parmak izi fişlerini içeren bülten olarak tanımlanmaktadır.
  • Mavi Bülten – Bir kişinin kimliği, konumu veya cezai bir meseleyle ilgili yasa dışı faaliyetleri hakkında ek bilgi toplamak için için düzenlenir.
  • Yeşil Bülten – Suç işleyen ve bu suçları başka ülkelerde tekrarlama olasılığı bulunan kişiler hakkında uyarı veya ceza istihbaratı sağlamak için düzenlenir.
  • Sarı Bülten – Kayıp kişilerin, özellikle küçüklerin yerinin tespitine yardımcı olmak veya kimliklerini tespit edemeyecek kişileri tespit etmeye yardımcı olmak için.
  • Siyah Bülten – Kimliği belirsiz cesetler hakkında bilgi almak için düzenlenir.
  • Turuncu Bülten Polisi, kamu kurumlarını ve diğer uluslararası kuruluşları uyarmak için için düzenlenir.

İçişleri bakanlığına ait http://www.terorarananlar.pol.tr/ internet sitesinde “Terör Suçlarının Ortaya Çıkarılmasına Veya Delillerin Ele Geçirilmesine Ya Da Suç Faillerinin Yakalanmasına Yardımcı Olanlara Verilecek Ödül Hakkında Yönetmelik” kapsamında verilebilecek para ödülü miktarları aşağıda bulunan tabloda belirtilmiştir. (01.02.2022)

  • Kırmızı Liste 10.000.000 TL`ye kadar
  • Mavi Liste 3.000.000 TL`ye kadar
  • Yeşil Liste 2.000.000 TL`ye kadar
  • Turuncu Liste 1.000.000 TL`ye kadar
  • Gri Liste 500.000 TL`ye kadar

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Karşıyaka Tower No:12 Kat:9 Daire:59 Karşıyaka/İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 553 463 7079

Suç İçin Anlaşma Suçu, TCK 316

Suç İçin Anlaşma Suçu, TCK 316

TCK 316, Suç İçin Anlaşma Suçu | İzmir Avukat

Suç için anlaşma suçu devletin egemenliğine, Anayasal düzenine karşı suç işleme konusunda anlaşmayı kapsar. Bu suç tipinin oluşması için, sadece bu konuda bir  anlaşmanın gerçekleşmesi yeterli olup; anlaşmadan kasıt iradelerin birleşmesidir.

Bu anlamda işlenmesi planlanan suçun neticelenmesi gerekmez. Bu suç türünü teşebbüs ve iştirak hükümlerinden ayıran noktada budur. Türk Ceza Kanunu‘ndaki diğer suç tipleri için bir suçun işlenmesi için sadece anlaşmaya varmak, anlaşma konusu suç açısından bir hazırlık hareketidir. Eğer anlaşma konusu suçun icrasına başlanmamışsa, bu anlaşma sebebi ile iştirak ve teşebbüs hükümlerinden hareketle cezaya hükmedilemeyecektir.  Ancak, bu madde kapsamına giren suçlar açısından farklı bir yol izlenmiştir. Madde kapsamına giren suçların işlenmesi hususunda anlaşmaya varılması, bu suçlardan bağımsız başlı başına suç olarak tanımlanmıştır.

Bu madde kapsamına giren suçların icrasına başlanmamış olsa bile, bu suçları işlemeye yönelik bir hazırlık hareketi mahiyetindeki anlaşma dolayısıyla cezaya hükmedilebilecektir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bu suç tipinde dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.

Türk Ceza kanunu Madde 316- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu ittifaktan çekilenlere ceza verilmez.

Bu maddede yer alan suç sadece bir anlaşmanın gerçekleştirilmesiyle oluşmaktadır. Anlaşmadan maksat, iki veya daha fazla kişinin madde metninde gösterildiği üzere, maddî olgularla belirlenen bir biçimde, bir irade birleşmesine varmış olmalarıdır. Suçun işlenmesinde kullanılacak vasıtalar hakkında da anlaşmanın gerçekleşmesi gereklidir. Anlaşma konularından birisini oluşturan “elverişli vasıta”dan suçun işlenmesinde kolaylık sağlayan her türlü gereçleri anlamak gereklidir. Ancak suçun işlenmesinde anlaşanların, vasıtayı da saptamış olmaları gerekir. Maddede yer alan anlaşmanın “maddî olgularla belirlenen bir biçimde olması” ibaresi, suçun oluştuğunu kabul edebilmek için bulunması gerekli delillerin niteliğine işaret etmektedir.

Örnek vermek gerekire, darbe suçları” olarak bilinen Anayasayı ihlal, Yasama organına veya Hükümete karşı suçların; ortada örgütlü bir yapılanma olmaksızın asker ve kolluk hiyerarşisi içerisinde bir araya gelip anlaşan kişilerin, sahip oldukları silah ve teçhizat vasıtasıyla işlenebileceği, bu durumda TCK m.314’e göre unsurları oluşmayan silahlı örgüt suçu değil, TCK m.316’da düzenlenen suç için anlaşma suçunun ortaya çıkacağını söylemek mümkündür.

Suç için anlaşarak işlenmesi için icra hareketine başlanmadan anlaşmadan çekilme halinde çekilen kişiye ceza verilmeyecektir. Ancak suç için anlaşma adına soruşturma başlatıldığı zaman çekilen kişi, etkin pişmanlık hükmünden yararlanamayacaktır. Suç için anlaşma suçunda etkin pişmanlık hükmü getirilmiş olsa da görüldüğü üzere sadece belli şartlarda etkin pişmanlık hükmü uygulanabilecektir.

Konuya ilişkin danışmanlık almak için uzman ekibimiz ile iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Karşıyaka Tower No:12 Kat:9 Daire:59 Karşıyaka/İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 553 463 7079

Uyuşturucu Ve Uyarıcı Madde Kullanma Suçu

Uyuşturucu Ve Uyarıcı Madde Kullanma Suçu

Uyuşturucu Ve Uyarıcı Madde Kullanma Suçu | İzmir Ceza Avukatı

Tanım ve Kanuni Düzenleme: Uyuşturucu madde ticareti suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi cezalandırılır. Bu ceza, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezasıdır.

Türk Ceza Kanunu madde 188’in gerekçesi incelendiğinde : “Burada uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin nelerden ibaret bulunduğu tanımlanmadığı gibi, bunların teker teker gösterilmesi yoluna da gidilmemiştir. Bunun nedeni, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ve aynı etkiyi yapan ilâç ve sentetiklerin kötüye kullanılmalarının yaptırım altına alınarak güçlü bir sosyal savunmanın sağlanmasıdır. Böylece, psikotrop madde olarak, uyuşturucu veya uyarıcı etkisi yapan ve kişilerde bağımlılık meydana getiren bütün maddelerin, bu suçun konusunu oluşturacağı kabul edilmiştir.” Denilmektedir.

Türk Ceza Kanunu Madde 191 : ‘Uyuşturucu maddeyi kişisel kullanım amacıyla satın alan, herhangi bir surette uyuşturucu maddeyi kabul eden ve kullanma amacıyla bulunduran kişi uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçunu işlemiş olur.’ İşlenen fiilin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma mı yoksa uyuşturucu madde ticareti mi olduğunun tespiti için sanığın amacının değerlendirilmesi gerekir.’ Şeklindedir.

Bu durumda söz konusu suçun kullanma, bulundurma ve ticaretini yapma şeklinde 3 şekli olduğunu söylemek mümkündür.

Kullanma: Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma; bir kişinin uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ağız ya da burun yoluyla ya da damarına veya deri altına şırınga ederek veya ettirerek ya da başka bir biçimde vücuduna alması olarak tanımlanmaktadır.

Bulundurma: Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma, bir kimsenin kendisine veya başkasına ait uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi, kullanmak amacıyla fiili ve/veya hukuki egemenliği altında tutmasıdır. Bulundurma, uyuşturucu veya uyarıcı madde üzerinde fiili egemenlik ilişkisinin devam ettirilmesi anlamına gelmektedir. Burada kesintisiz suç söz konusu olduğundan, uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmanın kısa veya uzun süreli olmasının suçun oluşumu açısından bir önemi bulunmamaktadır.(YCGK-K.2020/102).

Ticaretini Yapma :Kişisel ihtiyacı aşacak ölçüde uyuşturucu madde bulundurulması halidir. Bu halde fail, uyuşturucu madde ticareti suçu ile cezalandırılmaktadır. Kişinin kişisel ihtiyaç sınırını aşacak uyuşturucu madde bulundurması, uyuşturucu maddeyi kişisel kullanım amacı dışında  bulundurduğunun göstergesidir. Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Buna göre yıllık kullanım miktarının üzerinde uyuşturucu madde bulunduran sanığın, uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında bulundurduğu kabul edilmektedir.

Uygulamadan örnek vermek gerekirse, eroin maddesi için günlük kullanım miktarı 150 miligram, kokain maddesi için günlük kişisel kullanım miktarı 60 miligram, sentetik haplar için ise 3-4 adet kabul edildiği Yargıtay uygulamalarında sıkça görülmektedir. Bunun yanı sıra bu miktarlardan daha az olsa dahi birden fazla çeşit maddenin bulundurulmasında kullanım çeşitliliği aşılarak uyuşturucu ticareti suçundan kurulan hükümler ile de karşılaşılması mümkündür. Dolayısıyla kastın belirlenmesinde her somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılması ve yargılama sürecinde Adli Tıp Kurumundan rapor alınması faydalı olacaktır.

Gözaltı Hükümleri Uygulanır mı ?

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu kanun koyucu tarafından toplumsal düzenin korunması için üzerinde durulan ve sıkı düzenleme getirilen suçlardandır. Suçun konusunu ve hukukini yararını da toplum sağlığı oluşturur. Dolayısıyla bu suçu fail veya iştirak sıfatıyla işlediği şüphesi bulunan kişiler hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun madde 91/4-b.7 hükmü gereğince gözaltı hükümleri uygulanabilir.

İlk Kez Uyuşturucu Kullanımında Erteleme Verilir Mi?

Uyuşturucu madde kullanma sebebiyle verilen erteleme cezasında, erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile 3’er aylık sürelerle en fazla 1 yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.

Kişinin, erteleme süresi zarfında;

  • a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
  • b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
  • c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.

Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. Burada bir önceki eylemle birlikte ve ihlalle yinelemekle 2 farklı eylem konusu oluşsa da cezalandırma tek olacaktır.  Bunun yanında, ihlalden dolayı kamu davası açılmasından sonra madde 191’de tanımlanan suçu tekrar işlemesi halinde artık kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyecektir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.

Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde Kullanımında Cezayı Arttıran Haller:

TCK madde 188/4,5,8’de cezayı artıran nedenler sayılmıştır.

  •  a) Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması,
  • b) Suçun; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Etkin Pişmanlık Hükümleri:

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa hakkında cezaya hükmolunmaz.

Uygulamada yakalanan kişilerin etkin pişmanlıktan yararlanma amacıyla verdikleri ifadelerinde çokça ‘’…. sokağının köşesinde tanımadığım bir kişiden aldım’’ gibi soyut ifadelere dayanması indirimden faydalanması için yeterli değildir. Ancak kişi gerçekten böyle bir durum ile temin etmiş ise paylaştığı yer, zaman ve eşkal ile bu kişi yakalanabildiyse veya varlığına ait somut deliller elde edilmekle kimliği belirlenebilir ise bu durumda indirimden faydalanması gerekir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 03.03.2015 523/28). Ayrıca kanun maddesi ele geçirilmesi sonucunu öngörmeyip kolaylaştırmanın yeterli olduğunu belirtmiştir.

Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/732 E.  , 2014/270 K. sayılı kararında ise etkin pişmanlıktan yararlanabilme koşullarını saymıştır. Şöyle ki :

“1- Fail 5237 sayılı TCK’nun 188 ve 191. maddesinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır. Diğer bir anlatımla etkin pişmanlıkta bulunan, uyuşturucu ve uyarıcı maddeyi veya uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu ve uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal ve imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ruhsatsız ve ruhsata aykırı olarak imal, ithal, ihraç, ülke içinde satma, satışa arzetme, başkalarına verme, sevketme, nakletme, depolama, satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da 191. maddede düzenlenen kullanmak amacıyla uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alma, kabul etme ve bulundurma suçlarından birinin faili olmalıdır.

2- Hizmet ve yardım bizzat fail tarafından yapılmalıdır.

3- Hizmet ve yardım soruşturma ya da kovuşturma makamlarına yapılmalıdır.

4- Hizmet ve yardım, suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından sonra, ancak mahkemece hüküm verilmeden önce gerçekleşmelidir. 5271 sayılı CMK’nun 158. maddesinde gösterilen, bir suç hakkında soruşturma yapmakla yetkili olan adli ve idari merciler, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, savcılıklar, emniyet ve jandarma teşkilatı, suçları savcılıklara iletmekle yükümlü olan vali ve kaymakamlıklar, elçilikler ve konsolosluklar resmi makamlar kapsamında değerlendirilmelidir.

5- Fail kendi suçunun ya da bir başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlamalı, bilgi aktarımı ile suçun meydana çıkmasına ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmelidir.

6- Failin verdiği bilgiler doğru, yapılan hizmet ve yardım sonuca etkili ve yararlı olmalıdır.”

Cezasızlık Hali:

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279. ve 280. maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.

Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kullanma Suçu ve Ticaretinde Uygulamaya İlişkin Görüşler:

Yargıtay kararlarında kişisel kullanımı ve ticareti ayıran hususlar genel olarak 5 ana başlıkta toplanmaktadır. Bunlar: Ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı, uyuşturucunun niteliğine göre yıllık kişisel kullanım miktarı, maddenin yakalanış biçimi, maddenin muhafaza şekli ve failin ekonomik durumudur. Yine Hakimler ve Savcılar Kurulu 2013’te yaptığı hukuki müzakere toplantılarında uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırları için aşağıda yer alan görüşleri bildirmiştir;

Adli Tıp Kurumu’nun da değerlendirmesine göre esrar maddesi için her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde 3 kez tüketilebileceği öngörülmüştür. (Yakalanan sanığın üzerinde taşıdığı poşetin içerisinde ele geçirilen kenevir bitkisi dışında, uyuşturucu madde ticareti yaptığı yolunda teknik ya da fiziki takip, tanık beyanı, iletişimin tespiti vb gibi somut, yeterli, her türlü şüpheden arınmış, kesin ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilememesi, uygulamada ilke olarak kabul edilen yıllık uyuşturucu madde kullanım miktarı göz önünde bulundurulduğunda, adli raporda belirtilen 345,510 gramlık esrar maddesinin yıllık şahsi kullanım sınırları içerisinde olması… Yargıtay Ceza Genel Kurulu E: 2012/10-1335 K: 2013/423)

Yukarıda detayları ile bahsedildiği gibi, uyuşturucu veya uyarıcı maddeye ilişkin suçlar her yönüyle farklı kriterler kapsamında değerlendirilmektedir. Bu kriterlere vakıf olabilmek, söz konusu suç bakımından bu konuda uzmanlaşmayı beraberinde getirir.

Konuya ilişkin danışmanlık almak için uzman ekibimiz ile iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilecek diğer çalışmalarımız;

İzmir Ceza Avukatı

Adres: Karşıyaka Tower No:12 Kat:9 Daire:59 Karşıyaka/İzmir

E-posta: info@efeshukuk.com

Telefon: +90 553 463 7079