Menü Kapat

Boşanma Sonrası Çocuğun Soyadı

Boşanma Sonrası Çocuğun Soyadı
Boşanma Sonrası Çocuğun Soyadı

Boşanma Sonrası Çocuğun Soyadı | İzmir Boşanma Avukatı

Av. Dilek Yavuz Uysal

Çocuğun soyadı incelemesi yapılırken çocuğun evlilik birliği içinde veya evlilik birliğinin dışında doğması,  doğan çocuğun soyadına etki edecektir. Bu sebeple boşanınca çocuğun soyadı meselesi incelenirken kısaca  bu hususlara değinilecek, ardından boşanınca çocuğun soyadı durumu detayları ile birlikte bu yazımızda ele alınacaktır.

1. Evlilik Birliği İçinde Çocuğun Soyadı

Evlilik birliği içinde doğmuş olan çocuğun taşıyacağı soyadı Türk Medeni Kanunu’nda (“TMK”) düzenlenmiştir. İnceleyecek olursak;

  • TMK m. 321: “Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin … soyadını taşır.“
  • TMK m. 321′in açık hükmü gereğince çocuk evlilik içinde doğmuş ise aile soyadını taşıyacaktır. TMK m. 187 gereğince aile soyadı kavramı ise kocanın soyadına karşılık gelmektedir.

Kadın m. 187’de belirtilen şekilde kocanın soyadından önce kendi kızlık soyadını ve hatta sadece bekarlık soyadını da kullanabilir ise de çocuklar için böyle bir çift soyadı taşıma durumu söz konusu değildir. Bu durumdaki çocuk, m. 321 gereği aile soyadı olarak babanın soyadını taşır. İzah edilen hususlar sebebi ile, evlilik birliği devam ederken çocuğun yalnızca annenin bekarlık soyadını kullanması mümkün değildir.

2. Evlilik Birliği Dışında Doğan Çocuğun Soyadı

Evlilik birliği dışında doğan çocukların miras, velayet, soyadı gibi hususları soybağına ilişkin yazımızda detaylı olarak bahsedilmiştir. Yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Özetlemek gerekirse; çocuk, anne ve baba evli ise babasının, evli değiller ise annesinin (doğuran kadının) soyadını alır. Çocuk ile anne arasında soybağı doğumla kurulur. Evlilik dışı doğan çocuk annenin başvurusu ile annenin kütüğüne kaydedilir ve çocuk annenin soyadını alır. Evlilik dışı doğan çocuğun velayeti de sadece anneye ait olur.

3. Boşanma Sonrası Çocuğun Soyadı

Uygulamada en çok merak edilen hususlardan biri boşanınca çocuğun soyadının ne olacağı, velayet hakkına sahip olan kişinin soyadını taşıyıp taşıyamayacağı hususudur. Boşanma davalarında tarafların müşterek çocukları mevcutsa her zaman temel amaç, çocukların üstün menfaatidir. Örneğin velayet hususunda anne veya babanın maddi durumu önemli bir husus olsa da, çocuğun psikolojik ve fizyolojik yönden rahatı için üstün yararı gözetilerek hüküm verilir.

Boşanan çiftlerin çocuklarının soyadı hakkında da son zamanlarda esasında üstün yarar ilkesi gözetilmeye başlanmıştır. Yukarıda bahsettiğimiz üzere, evlilik birliğinde doğan bir çocuğun soyadının babasının soyadı olacağı şüphesizdir. Fakat bazı durumlarda taraflar boşandığında çocuğa annenin soyadı da verilebilir. Burda yine temel gözetilen ilke ”çocuğun üstün yararıdır”. Zira, babanın çocukla kişisel ilişki kurmaması, görüşmemesi gibi durumlarda velayeti annede olan bu çocuğun annenin soyadını taşımasında üstün yarar söz konusu olur.

Yine uygulamada genel olarak eşinden boşanan kadınların farklı sebeplerle çocuğun babaya ait soyadını kullanmasını istemedikleri görülmektedir. Kadının farklı sebeplerle bu talepte bulunmasının yanında, çocuğun anne ile soyadı farklılığını anlamlandıramaması, resmi işlemler esnasında anne ile çocuğun soyadlarının farklı olmasının birçok probleme sebep olması, çocuğun söz konusu farklılık sebebiyle ruhsal ve kişisel gelişiminin olumsuz etkilenmesi gibi sebepler de meselenin hukuki boyutta önemini de göstermektedir. Nitekim uygulamada özellikle de çocuklar açısından çevrelerindeki insanlara bu durumu açıklamakta yaşanılan sıkıntılar, bazı durumlarda çocuk baba ile görüşmediğinden dolayı babanın soyadını taşımayı reddetmesi gibi durumlar şüphesiz ki çocuğun ruhsal gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.

4. Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesi 2011 yılında vermiş olduğu bir karaarla, boşanan ve velayete sahip olan kadına, çocuğuna kendi soyadını verebilme hakkı tanımıştır. Anayasa Mahkemesi, çocuğa sadece babanın soyadının verilebilmesi durumunu eşitlik ilkesine aykırı bulduğunu belirterek 1934 tarihli 2525 sayılı Soyadı Kanunu’nun (“Soyadı Kanunu”) 4. maddesini iptal etmiştir. Yüksek mahkeme ilgili düzenlemeyi iptal ederek boşanmadan sonra çocuğun velayeti kendisine tevdi edilmiş annenin, kendi soyadını çocuğa verebilmesinin yolunu açmıştır.

Soyadı Kanunu’nun 4. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin 8.12.2011 tarihli ve E. 2010/119, K. 2011/165 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. İlgili iptal kararı gerekçesinde; kadın ve erkeğin evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde eşit hak ve sorumluluklara sahip olmaları gereğine yer veren uluslararası sözleşme hükümlerine de atıf yapılmak ve eşlerin evliliğin devamı boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı hukuksal konumda oldukları, erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını seçme hakkının kadına tanınmamasının velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete göre ayrım yapılması sonucunu doğuracağı belirtilmek suretiyle, itiraz konusu kuralın, Anayasa’nın 10. ve 41. maddelerine aykırı görülmesi nedeniyle iptaline karar verildiği belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2015 ve 2013/3434 numaralı, 11.11.2015 tarih ve 2013/9880 numaralı, 20.07.2017 tarih ve 2014/1826 numaralı bireysel başvuru kararlarında ise; velayet hakkı tevdi edilen çocuğun soyadının kendi soyadı ile değiştirilmesi yönündeki talebin, velayet hakkı ve bu kapsamdaki yetkilerin kullanımı ile ilgili olması sebebiyle Anayasa’nın 20. maddesi kapsamında ele alınması gereken bir hukuki değer olduğunu, koruma, bakım ve gözetim hakkı veya benzer terimlerle ifade edilen velayet hakkı kapsamında, çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığını, eşlerin evliliğin devamı boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı hukuksal konumda olduğunu, erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının, velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete dayalı farklı bir muamele teşkil ettiğini, başvurulara konu yargısal uygulamaların ölçülü olduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek, eldeki somut olaya benzer nitelikteki başvurulara konu yargısal kararlarda Anayasa’nın 20. maddesi ile birlikte değerlendirilen Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Böylece, velayet hakkına sahip olan kadınlar, boşanınca çocuğun soyadının değişmesi yönünde şartları mevcutsa hak talebinde bulunabilir.

5. Kadının Çocuğuna Kendi Soyadını Vermesinin Şartları

  • Boşanma sonrasında çocuğun annesinin bekarlık soyadını kullanabilmesi,
  • Çocuğun velayetinin annesinde olması,
  • Çocuğun annesinin soyadını alması için haklı sebeplerin varlığı,
  • Soyadındaki değişikliğin çocuğun üstün yararına aykırı olmaması şartlarının birlikte varlığı halinde mümkün olabilecektir.

Sonuç olarak; yukarıda açıkladığımız nedenler Anayasa Mahkemesi kararı ile velayetin annede olması, çocuğun annesinin soyadını alması konusunda geçerli sayılabilir sebeplerin varlığı ve çocuğun annesinin soyadını almasının yararına olması durumlarında mahkemelerce çocuğun annenin bekarlık soyadını kullanmasının önünde yasal bir engel bulunmamaktadır.

Benzer ilginizi çekebilecek yazılarımız;

İzmir Boşanma Avukatı

Logo

Adres: Karşıyaka Tower No:12 Kat:9 Daire:59 Karşıyaka/İzmir

E-posta: [email protected]

Telefon: +90 553 463 7079

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr_TRTürkçe