Menü Kapat

Dahili Davalı Ne Demek?

Dahili Davalı

Dahili Davalı Ne Demek? | Hukuk Sözlüğü | İzmir Avukat | Av. Mustafa Yolcu

Dahili Davalı Nedir?

“Dahili” kelimesi iç ile ilgili anlamına gelmekte olup; dahili davalı ise davanın tarafı olmayan ama dava ile ilgili kimse olarak anlaşılabilir. Dava dosyasının açılması akabinde dava konusu ihtilafın tarafınız ile ilgili olduğu tespit edilmesi ve talep üzerine veya mahkeme tarafından resen davaya dahil edilme durumudur. Bir başka ifade ile görülmekte olan bir davanın sizinle ilgili olması durumunda dava dosyasına sonradan eklenerek, davayı takip edebilme durumu olarak ifade edilebilir. Burada önemle belirtilmesi gereken bir husus, dahili davalı dava dosyasını takip etmekle birlikte dava dosyasının bir tarafı değildir.

  • Dava dilekçesinde yer almaz,
  • Dava dosyasına daha sonra eklenmiştir,
  • Tek başına ihbarın gerçekleştirilmesi yeterli değildir,

Aşağıda belirtildiği üzere Yargıtay kararları kapsamında taraf olarak kabul edilmemektedir.

dâhilî

sıfat, (da:hili:), Arapça

İçle ilgili, içsel

Dahili Davalı Davayı Takip Etmek Zorunda Mıdır?

Davalı davayı takip etme zorunluluğu bulunmamaktadır. Fakat dava neticesinde verilecek kararın kendisini yakından ilgilendirmekte olması sebebi ile davayı takip etmesi veya bir avukat aracılığı ile temsili ileride meydana gelebilecek olumsuzlukların önüne geçecektir. Davayı takip etmemesi yani duruşmalara katılım sağlamaması veya bir avukat ile temsil edilmemesi halinde dava dosyası incelenmeye devam edilecek olup; dahili davalı tarafından söz konusu işlemlere itiraz hakkı kaybedilecektir.

Dahili Davalı Hakkında Hüküm Kurulur Mu?

Aşağıda yer vermiş olduğumuz Yargıtay içtihatlarında da bahsedilmiş olduğu üzere dava dosyasının tarafı değildir. Bu sebeple dava dosyası neticesinde hakkında hüküm kurulmaz. Fakat dava dosyasını neticesinde verilecek karar dolaylı olarak dahili davalıyı ilgilendiren mahiyette olabilir.

Dava Dosyasının Tarafı Değildir

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/1514 E. 2018/27868 K.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda, dava açıldıktan sonra diğer kişilerin davaya dahil edilmek suretiyle davalı sıfatını kazanması ve husumetin bu kişilere yöneltilmesi konusunda bir düzenleme yer almamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında, davaya zorunlu dava arkadaşlığı dışında dahili dava yolu ile taraf eklenmesi mümkün değildir. Davalı şirket ve asıl işveren arasında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2014/17892 E.  2016/5927 K.

Hemen belirtilmelidir ki; bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı kazandırılmayacağı gibi ıslah yoluyla da davanın tarafları değiştirilemez. Bu durumda, hakkında usulüne uygun dava bulunmayan … hakkında (davalı …’ın payına ilişkin olarak) hüküm kurulması doğru değildir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2019/178 E. 2019/5124 K.

Nihayet, ilke olarak mecburi dava arkadaşlığı veya yasaların öngördüğü (Örneğin; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m.14/5, 3402 sayılı Kadastro Kanunu 29.maddesi gibi) istisnai haller dışında kendisine husumet yöneltilen kişinin dışında (ve bu arada 04.05.1978 gün ve 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca ölü kişinin mirasçılarına) ve bir başkasına dahili dava veya müdahil-davali ve benzeri tanımlamalarla taraf sıfatı verilemez. Davacı taraf istese ve masrafını da vererek dava dilekçesinde hiç gösterilmeyen kişiye davetiye tebliğ edilse, mahkemece ara kararı veya eylemli olarak dahili davalı veya benzeri tanımlamalarla duruşmalara kabulüne karar verilse bile, anılan kişinin usulü dairesinde davada taraf sıfatını kazandığı kabul edilemez.
Yukarıda belirtildiği üzere, ilke olarak dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen bir kişinin sonradan herhangi bir şekilde dahili davalı veya benzeri tanımlamalarla davaya katılmaları veya davada yer almaları usulen mümkün olmadığı gibi, bu şekilde davada eylemli olarak yer alan kişilerin de davada taraf sıfatını kazanamayacaklarından, dahili davalı … … ‘ın  dava dosyasına dilekçe sunarak cevap vermesi, duruşmalara katılması ve mahkemece de bu durumun kabul edilmesi halinde bile, davalı olarak taraf sıfatını kazanamaz.

Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2010/9053 E. 2012/4289 K.

“Davanın ihbar olunduğu T. A.Ş  ihbar edenin makamına kaim olmak üzere davayı takip edeceğini ya da davaya müdahil olduğunu bildirmediği gibi, adı geçen aleyhine bir hüküm de kurulmadığından temyiz hakkı bulunmamaktadır”

Dahili Davalı Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilemez

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2019/4137 E.  2019/7896 K.

“aleyhine usulüne uygun bir biçimde açılmış bir dava olmadığından bu şirketin dahili davalı olarak kabul edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı sigorta şirketi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde olmuş ise de; bozma sonrakı kararda bu şirketin karar başlığında davalı olarak gösterilmesi ve dahili davalı lehine vekalet ücreti takdiri hatalı olmuştur.

Aşağıdaki çalışmalarımız da ilginizi çekebilir;

Logo

Adres: Karşıyaka Tower No:12 Kat:9 Daire:59 Karşıyaka/İzmir

E-posta: [email protected]

Telefon: +90 553 463 7079

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr_TRTürkçe